Sarkozy Freni
Fransa, Türkiye’nin AB’ye üyelik müzakerelerinde ‘ekonomik ve parasal politika’ başlığının açılmasını engelledi. Sarkozy yönetimi, başlığın açılmasının Türkiye’nin tam üyelik perspektifinin onaylanması anlamına geleceğini düşünüyor
GÜVEN ÖZALP Brüksel
Fransa’nın Türkiye’yle müzakereleri mümkün olduğunca yavaşlatma odaklı stratejisi ilk sonucunu gösterdi. Avrupa Birliği (AB), bugün açılması öngörülen üç başlıktan sadece ikisi için yeşil ışık yaktı. “Ekonomik ve parasal politika” başlığı, Komisyon’un “açılmasında teknik olarak sakınca bulunmadığı” şeklindeki telkinine rağmen, bunun “Türkiye’nin tam üyelik perspektifini onaylama anlamı taşıyacağı” tezini ileri süren Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin Fransa’sı tarafından engellendi.
AB’nin ortak para birimi euro’ya geçiş gibi önemli unsurlar içeren ekonomik ve parasal politika başlığı, Sarkozy’nin özel talimatı çerçevesinde Paris tarafından bloke edildi. Sarkozy’nin, kendisini “Türkiye’nin AB’de yeri olmadığı” söylemiyle bağladığı bir ortamda bu başlığın açılmasının “yanlış izlenim” vereceğinden kaygılanan Fransa, tüm telkinlere kulak tıkadı. Üç başlığın açılması konusunda ısrar eden Dönem Başkanı Almanya’nın ve Komisyon’un, Fransa’yı ikna etme girişimleri de sonuçsuz kaldı.
Paris’ten gelen talimat
Fransa, Türkiye’nin ekonomik ve parasal politika başlığında müzakereye geçmesini engelleme konusundaki kararlılığını koruduğunu ve Paris’ten gelen talimat çerçevesinde herhangi bir esneklik göstermesinin mümkün olmadığını Almanya’ya net bir şekilde iletti. Fransa, dün düzenlenen AB Daimi Temsilciler Komitesi (COREPER) toplantısı öncesinde bir araya gelen genişleme grubunda ise başlığın teknik nedenlerle açılamayacağını öne sürdü; ancak bu nedenlerin ne olduğunu açıklamadı. Oysa müzakerelerin teknik boyutundan sorumlu olan Komisyon’un bu başlıkla ilgili raporu olumluydu.
Fransa’nın bu adımı üzerine uzlaşı sağlanamayacağını gören Almanya, bu başlığı COREPER gündeminden düşürerek konunun toplantı sırasında veto edilmesinin önüne geçti. Mali kontrol başlığıyla ilgili sorun çıkaran Rum Kesimi ise hemen her başlık için kullandığı “ger-bırak” taktiğini uyguladı ve itirazlarını geri çekti. Bugün düzenlenecek olan ve Türkiye’yi Başmüzakereci Ali Babacan’ın temsil edeceği Hükümetlerarası Konferans’ta sadece mali kontrol ve istatistik başlıklarında müzakereye geçilecek.
COREPER’de, beklendiği gibi Hırvatistan’ın 6 başlıkta daha müzakereye geçmesine onay verildi. Böylelikle Türkiye 4′te kalırken Hırvatistan başlık sayısını 12′ye yükseltti.
Fransa’nın Avrupa İşleri Bakanı Jean-Pierre Jouyet
Türkiye, AB üyeliğine ehil değil
SABETAY VAROL Paris
Fransa’nın Avrupa İşleri Bakanı Jean-Pierre Jouyet, Paris’in Türkiye-AB müzakere sürecini frenlemekle yetinmeyeceğini ortaya koyarak Türkiye’nin AB üyeliğine ehil olmadığını ileri sürdü.
Le Figaro’ya konuşan Jouyet, Türkiye’nin “üyelik ehliyeti” konusunu tartışmaya açacağı mesajını verdi. Hükümetinin Avrupa’nın sınırlarının belirlenmesi konusunu tartışmak üzere yıl sonundan önce bir “akil adamlar heyeti” toplanmasını isteyeceğini söyleyen Jouyet, bu grubun yürüteceği fikir çalışmasının “esasen üyelik ehliyeti bulunmayan Türkiye’nin durumunun ötesinde” genel nitelikte olacağını bildirdi.
Türkiye’nin AB’ye üyelik ehliyetinin bulunduğu, defalarca en üst düzeydeki AB organlarınca onaylanıp resmi AB belgelerinde yer almasına rağmen Jouyet’nin bu şekilde konuşması Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin Türkiye’yi AB’den dışlama niyetine i
şaret ediyor. Jean-Pierre Jouyet, AB’nin “yeni üyeleri hazmetme kapasitesi”nin de bu kapsamda ele alınabileceğini belirtti.
Sağcı Sarkozy’nin kabinesine soldan transfer olan üst düzey bürokrat Jouyet, 1991-1995 arasında, AB komisyonunun eski başkanlarından Jacques Delors’un özel kalem müdürlüğünü yapmış, Avrupa dosyalarına son derece hâkim bir kişi olarak tanınıyor.
FT: AB antlaşması geriye bir adım
ANKA
İş çevrelerinin güçlü sesi İngiliz Financial Times (FT) gazetesi, AB’nin geçen haftaki Brüksel zirvesinde üzerinde mutabakat sağlanan antlaşma taslağında AB’ye gelecekte üye olacak ülkelerin uygunluğu konusunda daha katı koşulların getirilmesini “geriye doğru atılmış bir adım” olarak nitelendirdi. Gazete, “Bu demektir ki demokratik standartlara tam olarak uymadığı iddiası ile (Türkiye gibi) bir aday ülkeye mahkeme önünde itiraz edilebilecek. Böyle siyasi bir meseleye ilişkin kararı en iyi yargıçlar verebilirmiş gibi” diye yazdı.
AB zirvesinde yoğun pazarlıklar sonucunda üzerinde uzlaşıya varılan antlaşmayı değerlendiren FT, başyazısında, “Hantal AB anlaşması, hiç olmamasından daha iyi” dedi. AB Dönem Başkanı Almanya’nın Başbakanı Angela Merkel’in prestijinin güçlendiğini ancak en büyük galibin, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy olabileceğini belirten gazete, İngiltere Başbakanı Tony Blair’in de istediklerinin çoğunu elde ettiğini kaydetti. FT, antlaşmanın olumsuz yönlerine işaret ederken, bunlar arasında Türkiye’nin AB üyeliği konusunu da gösterdi.